bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort istanbul escort escort escort istanbul şişli escort bayan beylikdüzü escort bayan sakarya escort sakarya escort diyarbakır escort sakarya escort
porno izle porno porn izle porno seks türbanlı porno

MEDİNE MÜDAFİİ FAHRETTİN PAŞA KİMDİR?

Mehmet TÜRKAN

Mehmet TÜRKAN

E-Posta : m.turkan28@hotmail.com

Bu haf­ta­ki ya­zım­da Kur­ban Bay­ra­mı ve hac mev­si­mi do­la­yı­sıy­la adını tek­rar ha­tır­la­dı­ğım yiğit bir Ana­do­lu ço­cu­ğu, Me­di­ne Mü­da­fii Fah­ret­tin Paşa´yı an­la­mı­na bi­na­en kı­sa­ca ta­nıt­mak is­te­dim.

Bizim için en uzun yüz yıl olan 19. Yüz­yı­lın ne kadar hüzün ve acı­lar­la dolu ol­du­ğu­nu bil­me­ye­ni­miz yok­tur. Bu yüz­yı­lın sonu ve 20. Yüz­yı­lın baş­la­rı hüz­nün ve acı­la­rın do­ru­ğa çık­tı­ğı yıl­lar­dır. 1699´da baş­la­yan top­rak ka­yıp­la­rı­mız hızla dem etmiş ve so­nun­da Ana­do­lu´ya sı­kı­şıp kal­mı­şız.

Bi­rin­ci Dünya Sa­va­şı bizim için bir­çok ye­nil­gi­le­riy­le anıl­sa da ta­rih­te eşine az rast­la­nır mü­ca­de­le­le­ri ve o mü­ca­de­le­le­rin ko­mu­tan­la­rı­nı ve kah­ra­man­la­rı­nı da be­ra­be­rin­de ge­tir­miş­tir. Yu­ka­rı­da ifade et­ti­ğim gibi bu ya­zım­da bu kah­ra­man­lar­dan olan pey­gam­ber sev­da­lı­sı bir pa­şa­yı kı­sa­ca ta­nıt­ma­ya ça­lı­şa­ca­ğım.


Bu kah­ra­man ta­ri­he Me­di­ne Sa­vun­ma­sı Kah­ra­ma­nı ola­rak gecen, Bü­yü­kel­çi ve Fo­toğ­raf Sa­nat­çı­sı Ömer Fah­ret­tin TÜRK­KAN Paşa´dır. Onu kı­sa­ca ta­nı­ma­ya ça­lı­şa­lım:


Aslen Taş­köp­rü­lü bir aile­nin ço­cu­ğu olan Fah­ret­tin Paşa ba­ba­sı­nın görev yeri do­la­yı­sıy­la 4 Şubat 1868 ta­ri­hin­de Rus­çuk´ta doğdu. Ba­ba­sı Tuna Vi­la­ye­ti Posta ve Telg­raf Mü­dü­rü Meh­met Nahit Bey, Taş­köp­rü­lü Ha­cı­ka­dı­za­de­ler aile­sin­den­dir. An­ne­si ise Mohaç Sa­va­şı kah­ra­man­la­rın­dan Bali Bey 
aile­sin­den Fatma Adile Hanım´dır. Aile­si­nin tek oğ­lu­dur.


İlko­ku­la Rus­çuk´ta baş­la­dı. 1877-1878 Os­man­lı Rus Sa­va­şı´nda Rus­çuk´un bo­şal­tıl­ma­sı üze­ri­ne aile­siy­le İstan­bul´a göç etti. Ba­ba­sı önce Halep, sonra Şam, daha sonra da İstan­bul Posta Telg­raf Mü­dür­lü­ğü­ne atan­dı­ğın­dan il­ko­ku­lu Şam´da bi­tir­di. 1885 yı­lın­da İstan­bul´da Har­bi­ye´ye girdi. Ba­ba­sı­nın ya­nın­da gö­rev­li Fran­sız­lar­dan Fran­sız­ca­yı ve fo­toğ­raf­çı­lı­ğı öğ­ren­miş­ti. Har­bi­ye´de okur­ken İstan­bul ve çev­re­sin­de bol bol fo­toğ­raf çekti. Be­yoğ­lu´ndaki Febüs Fo­toğ­raf­ha­ne­si sa­hi­bi Bogos Tar­kul­yan´dan özel ders aldı.


1891 yı­lın­da Kur­may Yüz­ba­şı rüt­be­siy­le Har­bi­ye´yi bi­tir­di. Er­zin­can´daki 4. Ordu bün­ye­sin­de su­bay­lık gö­re­vi­ne baş­la­dı. II. Meş­ru­ti­yet ilan edi­lin­ce İstan­bul Se­li­mi­ye I. Ni­za­mi­ye Tü­me­ni Kur­may Baş­kan­lı­ğı­na ge­ti­ril­di. 1912 yı­lın­da Bal­kan Sa­va­şı´nın ikin­ci ev­re­sin­de Ge­li­bo­lu´daki 31. Tümen 
Ko­mu­tan­lı­ğı­na ge­ti­ril­di. 31. Tümen, 22 Tem­muz 1913 Edir­ne´ye ilk giren bir­lik oldu.


I. Dünya Sa­va­şı´ndan önce Musul´daki 12. Ko­lor­du Ko­mu­tan­lı­ğı ile Halep´te 4. Ordu Ko­mu­tan Ve­kil­li­ği gö­rev­le­rin­de bu­lun­du. Hicaz´daki İngi­liz kış­kırt­ma­sı so­nu­cu or­ta­ya çıkan teh­li­ke­li ge­liş­me­ler üze­ri­ne bazı subay ar­ka­daş­la­rıy­la 23 Mayıs 1916 ta­ri­hin­de Me­di­ne´ye ha­re­ket etti. Me­di­ne´de ida­re­yi ele aldı. 17 Tem­muz 1916 ta­ri­hin­de Hicaz Kuv­ve-i Se­fe­ri­ye­si Ko­mu­tan­lı­ğı­na ge­ti­ril­di. İngi­liz ve is­yan­cı Arap kuv­vet­le­ri ta­ra­fın­dan ku­şa­tı­lan Me­di­ne´yi I. Dünya Sa­va­şı so­nu­na kadar kah­ra­man­ca sa­vun­du. Me­di­ne´deki du­ru­mun git­tik­çe kö­tü­leş­me­si üze­ri­ne Pey­gam­be­ri­miz (SAV) tür­be­sin­de sak­la­nan kut­sal eş­ya­la­rı bir tren­le İstan­bul´a gön­der­di. Bu eş­ya­lar hâlen Top­ka­pı Sa­ra­yı Mu­kad­des Ema­net­ler Bö­lü­mün­de ser­gi­len­mek­te­dir.


30 Ekim 1918 Mond­ros Mü­ta­re­ke­si im­za­la­nın­ca Fah­ret­tin Paşa´ya bir­li­ğiy­le bir­lik­te tes­lim ol­ma­sı em­re­dil­diy­se de emre uy­ma­dı. Ay­lar­ca aç susuz, bitap Pey­gam­be­ri­mi­zin (SAV) şehri Me­di­ne´yi ve sa­vun­du. Si­lah­la­rı­nı düş­ma­na tes­lim et­me­yi onur­suz bir ha­re­ket sayan yüce bir mi­za­ca sahip ol­du­ğu için aç­lık­tan çe­kir­ge­ler yedi fakat asla İngi­liz­le­re tes­lim ol­ma­ya­ca­ğı­nı söy­le­di. Pey­gam­be­ri­mi­zin(SAV) tür­be­sin­de göz yaş­la­rı için­de namaz kılıp dua ve ni­yaz­da bu­lu­nur­ken em­rin­de­ki bir­kaç subay ta­ra­fın­dan et­ki­siz hale ge­ti­ri­le­rek 13 Ocak 1919 ta­ri­hin­de İngi­liz­le­re tes­lim edil­di ve tu­tuk­lan­dı. Önce Ka­hi­re´ye, daha sonra da Malta´ya gö­tü­rül­dü. Bu sı­ra­da, İstan­bul´da savaş suç­lu­su ola­rak yar­gı­la­na­rak hak­kın­da ölüm ce­za­sı ve­ril­di.


TBMM Hü­kü­me­ti­nin ba­şa­rı­la­rı üze­ri­ne 30 Nisan 1921 ´de Malta´daki tu­tuk­lu­lu­ğu sona erdi. 2 Ağus­tos 1921 ´de Sarp sınır ka­pı­sın­da Kâzım Ka­ra­be­kir Paşa ta­ra­fın­dan kar­şı­la­nıp M. Kemal Paşa´nın ya­nın­da yer aldı. 27 Ekim 1921´de Kabil El­çi­li­ği­ne atan­dı. Af­ga­nis­tan ve çev­re­sin­den İstik­lal Sa­va­şı´na mad­di-ma­ne­vi des­tek sağ­la­dı.


Kabil´de dört yıl el­çi­lik yap­tık­tan sonra 6 Ha­zi­ran 1926 ta­ri­hin­de İstan­bul´a döndü. 1929 yı­lın­da ye­ni­den or­du­da görev aldı. As­ke­rî Yar­gı­tay Üye­li­ği ve Baş­kan­lı­ğı yap­tık­tan sonra 05 Şubat 1936 ta­ri­hin­de emek­li­ye ay­rıl­dı. 22 Kasım 1948 ta­ri­hin­de tren­le An­ka­ra´ya ge­lir­ken Es­ki­şe­hir ya­kın­la­rın­da kalp krizi ge­çi­rip öldü. Ce­na­ze­si Ru­me­li­hi­sa­rı Aşi­yan Me­zar­lı­ğı´nda top­ra­ğa ve­ril­di.


Çek­ti­ği 300 kadar fo­toğ­raf, aile­si ta­ra­fın­dan "Fah­ret­tin Paşa Ko­lek­si­yo­nu" adıy­la İstan­bul´daki İslam Tarih Sanat ve Kül­tür Araş­tır­ma Mer­ke­zi­ne (IR­CI­CA) ba­ğış­lan­mış­tır. Ömer Fah­ret­tin Paşa´nın Sı­dı­ka Hanım´la ev­li­li­ğin­den doğan oğul­la­rı Selim Türk­kan ve Meh­met Orhan Türk­kan da as­ker­lik mes­le­ği­ni seçip Tümg. ve Tuğg. Rüt­be­si­ne kadar yük­sel­di­ler. M. Orhan Türk­kan Paşa 13. dönem (1965-1969) Kırk­la­re­li Mil­let­ve­kil­li­ği de yaptı.


Fah­ret­tin Paşa´nın Me­di­ne mü­da­fii sı­ra­sın­da gös­ter­di­ği inanç ve ve­fa­kâr­lık bu mil­le­tin pey­gam­be­ri­ne olan say­gı­sı­nın ve bağ­lı­lı­ğı­nın en güzel ör­ne­ği­dir. Pey­gam­be­ri­mi­zin tür­be­si­ni kendi el­le­ri ile silip sü­pü­ren ve onu asla tes­lim et­me­ye­ce­ği­ni söy­le­yen Fah­ret­tin Paşa´nın anı­sı­na ya­zı­lan şu şi­ir­le ya­zı­ma son ve­ri­yo­rum. Me­di­ne mu­ha­sa­ra al­tın­da iken gö­rev­li Mü­la­zim İdris Sabih Bey´in, Re­sull­lah Efen­di­miz´in kab­ri­ni ko­ru­mak için ve­ri­len bu şanlı mü­ca­de­le­nin en sı­kın­tı­lı gün­le­rin­den bi­rin­de Fah­red­din Paşa´ya it­ha­fen yazıp Pey­gam­be­ri­miz´e (SAV) hitap et­ti­ği bu güzel şiir onun ruh ha­li­ne en güzel an­la­tan ifa­de­ler­dir.


İzlenme: 1901
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR