bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort istanbul escort escort escort istanbul şişli escort bayan beylikdüzü escort bayan sakarya escort sakarya escort diyarbakır escort sakarya escort
porno izle porno porn izle porno seks türbanlı porno

HAREMEYN’DE OSMANLI İZLERİ

Mehmet TÜRKAN

Mehmet TÜRKAN

E-Posta : m.turkan28@hotmail.com

               Geçen ay kısmet oldu ve bir Umre seyahatimiz oldu. Bu seyahat esnasında ibadet yapmaya çalışmakla birlikte atalarımızın izlerini de aramaya çalıştım. Birçok ata yadigârının ortadan kaldırılmasına rağmen yine de epeyce ize rastladım. Bu yazımda onlardan birkaç kelime söz etmeye çalışacağım.
             Seferimiz, Çarşamba Havaalanı’ndan İstanbul’a, oradan da Cidde şeklinde başladı. Cidde’ye inerken Osmanlı döneminde yapılan Sure Alaylarını ve onların Kızıldeniz’den karaya çıktıkları yer olan bu bölgede onların ayak seslerini ve heyecanını yüreğimde hissettim. Kendilerine Hadimü’l Haremeyn-i Şerifeyn diyen Osmanlı padişahlarının Surre Alaylarını gözyaşları ile uğurlamalarını düşündüm.
                Bir sabah vakti yaptığımız bir saatlik yolculuktan sonra Mekke’ye ulaştık. Arzın merkezine Allah’ın evinin bulunduğu yere geldiğimizde sanki ayrı bir dünyaya geldik, sanki ayrı bir âlemin kapıları önümüze seriliverdi. Bu hatıraları ayrıca anlatmak ve yazmak niyetindeyim ancak bu günkü yazımda atalarımızdan bize kalan izlerden bahsetmek istiyorum.
                Mekke’de Osmanlı döneminde hiçbir yapı Allah’ın evi Kâbe’ye olan hürmetten dolayı ondan yüksek yapılmamıştır. Ka’benin etrafını çevreleyen revaklar önce Emeviler zamanında yapılmıştır. Ancak ahşap kaplı olan bu revaklar yıpranıp yıkılmaya yüz tutunca Osmanlı döneminde yenilenerek Mimar Sinan tarafından Osmanlı usulü olan soğan kubbelerle üzeri kapatılmıştır. Bir kısmı yıkılmış olsa da bu revaklar hala bütün ihtişamı ile orada durmakta ve Beytullah’ı çevrelemektedir. Revakları ayakta tutan sütunların her birinde ayrı bir anlam ve hatıra mevcuttur ve birçoğunda kaybedilmeye çalışılsa da her birinde bir hatıranın izini belirten yazı ve işaretler mevcuttur. Mesela, bu revakların Melik Abdulaziz Kapısı’nın yanında bulunan sütunlarından birinin rengi Osmanlı tarafından kırmızıya boyanmıştır. Bu gün beyaza boyanmış olsa da dikkatlice bakınca dökülen boyalardan dolayı hemen belli olan bu sütun, peygamberimizin (sav) Miraca yükseldiği yer olan Ümmühâni’nin evinin olduğu yerdir. Kâbe’nin bu günkü halini gösteren son haliyle ilgili tamiri de 4. Murat tarafından yaptırılmıştır. Beytullah’ın hemen arka kısmındaki tepede bulunan Ecyad Kalesinden eser kalmamış ve yerinde şimdi bir saray mevcuttur.         
Atalarımız İslâm’ın hatıralarının bulunduğu bu yerin her köşesine mührünü vurmaya çalışmış ve hacıların rahat etmesi için her kolaylığı ve hizmeti düşünmüş. Bu gün bu amaçla yapılan eser ve binalardan fazla birşey kalmamış yerine yenileri yapılmış. Yenileri yapılırken de yeni usullerle genişletilerek yapılmış.
                Medine’de de durum çok farklı değil ama burada daha fazla ize rastladık desek doğru olur. Medine’de en güzel ve en ihtişamlı olan pek tabiî ki Efendimizin (sav) türbesi olan Yeşil Kubbe’dir. Bu kubbe II. Mahmut zamanda yaptırılmış ve üzeri kurşun ile kaplanarak yeşile boyanmıştır. Bu güne kadar da böyle gelmiş ve Yeşil Kubbe olarak meşhur olmuştur. Mescid-i Nebevi’nin birçok defa genişletme çalışması olmuş ve bunlardan bir kısmı da Osmanlı döneminde yapılmıştır. Osmanlı döneminde Sultan Abdülmecid zamanında yapılan bu bölüm halen mevcuttur. Peygamber Efendimiz’in (sav) bizim kültürümüzdeki gülle olan bağlantısı dolayısı ile bütün kubbeleri güllerle süslenmiştir.
                Sultan III. Murat tarafından yenilenmiş olan Efendimizin (sav) ihtişamlı minberi hala kullanılmaktadır. Yine halen mevcut olan efendimizin mihrabı da Osmanlı eseridir. Bir de Kanuni tarafından yapılmış mihrap mevcuttur. Mescidi çevreleyen hat yazıları da Hattat Abdullah Zühdî Efendi adlı bir Osmanlı hattadı tarafından yazılmıştır.
Osmanlı dönemindeki genişletme esnasında Mescid-i Nebevi’nin Efendimiz (sav)  zamanındaki genişletmeleri, diğer genişletmeler ve Ravza-yı Mutahhara’yı çevreleyen sütunlar farklı sütun süslemeleri ile süslenerek bu genişletme alanları ayrı ayrı belirlenmiştir.
Osmanlı dönemindeki en büyük genişletme ve bakım onarım Sultan Abdulmecid zamanında olmuştur. Bu sebeple Peygamber Mescidinin kapılarından birinin adı Sultan Abdulmecid’in adını taşımaktadır.
Mescid-i Nebevi’nin kapılarından bazılarının üstündeki Osmanlı tuğraları hala bütün ihtişamı ile duruyor. Mesela Selam Kapısı, Cibril Kapısı, Nisa Kapısı gibi kapıların üstündeki tuğralar gibi. Yine Efendimizin (sav), halifelerinin ve sahabelerinin hatıralarını barındıran birçok yere mescitler yapmış ve kitabeleri ile birlikte tuğralarını da nakşetmiştir. Bunlardan benim gördüklerinden bazıları Hz Ebubekir, Hz. Ömer, Hz Ali Mescitleri ile Gammame (gölgeleyen bulut) mescitleri bunlardan bir kaçı.
                Bizim için Medine’nin sembollerinden biri olan Tren istasyonu ve yanındaki Osmanlı Mescidi bunlardan en belirgin olanıdır. Efendimizi rahatsız etmesin diye keçe döşenen raylar ile bir vagon da hala orada duruyor. Tam bir Osmanlı eseri ve ihtişamlı bir yapı olan Tren istasyonu kullanımda değil öyle mahzun mahzun gelenlere bir şeyler anlatıyor gibi. Kapı girişinin üzerindeki tuğrada yerinde yok. Sanki bir gün dönecek yolcusunu bekliyor gibi.
                İslam tarihindeki her olay ve hatıra Osmanlı tarafından yaşatılmaya çalışılmış ve oraya bir mescit veya hayır eseri yapılmıştır. Ancak bu gün bunların birçoğu yıkılarak Suudluların kendi usullerine göre yeniden yapılmıştır. Özellikle hem Mekke’de hem de Medine’de mezarlarla ilgili hiçbir hatıra bırakılmamış ve efendimizin eşi annelerimizin ve çocuklarının türbeleri ile bütün sahabelerin türbeleri yıkılarak sadece taşlarla çevrili isimsiz belli belirsiz bir mezarlar haline getirilmiştir.
 Bu seferimizde ilk etapta aklıma gelen ecdad hatıralarını anlatmaya çalıştım. Bundan sonraki yazılarımda da yer yer anlatmaya çalışacağım. Selam ile…


İzlenme: 1039
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR