bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort istanbul escort escort escort istanbul şişli escort bayan beylikdüzü escort bayan sakarya escort sakarya escort diyarbakır escort sakarya escort
porno izle porno porn izle porno seks türbanlı porno

Karadeniz'de Yayla Turizminin Gelişmesi

Emin BAYRAM

Emin BAYRAM

E-Posta :

       Ülkemizde turizm denince ilk akla gelen yerli ve yabancı turistlerin mekân tuttuğu Akdeniz ve Ege sahillerinde görmeye alışık olduğumuz eğlenceli yaşantıdır. Son yıllarda bu turizme alternatif olarak doğa turizmi adı altında “Yayla Turizmi” gelişmeye başlamıştır. Yaylaları ile ünlü olan Karadeniz bölgesi bu potansiyeli ile alternatif turizmin başını çekmeye adaydır.

      Ülkemizdeki yedi coğrafi bölge içerisinde bu özelliği ile ön plana çıkan, bu kültürü halen kendi içinde farklı bir anlayışla yaşayan, doğal güzellikleriyle gezip görülmeye değer mekânları oldukça fazla olan Karadeniz’dir. İyi bir tanıtım yapılırsa yayla turizmi kapsamında yerli ve yabancı turistlerin sıkça bölgeye gelmesi sağlanabilir, bölge canlandırılabilir.

      Yayla turizmi adına geçtiğimiz yaz benim de bir denemem oldu. Yaşadıklarımı ve yaptıklarımı bu turizmin tanıtımına katkı olacağını düşünerek yazıyorum. Geçen yaz, ramazan bayramının bir hafta öncesinde daimi ikamet ettiğim Samsun ilinden kalkıp memlekete geldim. Bu defa rutinin dışına çıkıp kendi yaylam olan Kekre’ye gitmek yerine diğer yaylaları gezmeyi, keşfetmeyi kafama koydum. Bu düşünceyle ailemle birlikte tatil yapabileceğim üç günlük bir plan yaptım. Planı yaparken gezeceğim güzergâhı, yaylaları, tarihi yerleri yaylalara ait geçmişteki bilgilerimi kullanarak tespit ettim. Bilmediğim yerleri bulma noktasında Google amcaya (Google Eart) başvurdum. Özellikle konaklama yerleri konusunda ön araştırmayı internetten yaptım. Konaklamaya karar verdiğim Güvende ve Kazıkbeli’ndeki otelleri telefonla arayarak ya da tanıdık kişiler vasıtasıyla ayarladım. Bu planı bayramın ikinci günü arabama atlayarak ailece uygulamaya koydum, güzel ve güneşli bir günde dere yoldan dokuz dönüm, çatak çayırı, çıkrık düzü güzergâhını takip ederek Güvende’ ye vardım. Konaklama yerimiz olan Gündoğdu otele valizleri bırakıp arabanın yükünü hafiflettikten sonra Güvende’ye on kilometre mesafede bulunan Kabaktepe şehitliğini ziyaret ederek şehitlikteki yedi asker için Fatiha okuma ve tarihi mekânı ziyaret etme fırsatı buldum. Şehitlikle ilgili kısa bilgi vereyim: Şehitlik, birinci dünya harbi yıllarında cereyan eden Osmanlı- Rus savaşı sırasında, 1917 yılı Şubat ayında, Rusların en son gelip karargâh kurdukları Kabaktepe’ye Güvende öncü birliğinin yaptığı baskında şehit düşen yedi asker için 1985 yılında yapılmıştır. Bu baskın Türkler taarruza geçti sanılarak arkalarına bakmadan kaçan Rus birliklerinin geri çekilişinin başlangıcı olmuştur. Oysa baskını yapan küçük bir birliktir. Bence Kabaktepe yöre insanının tarih bilincinin oluşması bakımından görmesi gereken bir yerdir.
 
     Şehitlik gezisini tamamladıktan sonra konaklayacağımız otele geldik. Kaldığımız otel üç ailenin aynı anda ikamet edebileceği üç bölümlü rahat, temiz, nezih ve manzaralı bir mekândır. O gece otelde ayrıca kuzu etinden bir de mangal keyfi yaptık. Otel maliyetine gelince aile olarak bir geceliğine toplam 70 Türk lirası ödedik.
 
      Seyahatin ikinci gününde güneşli ve güzel bir yayla sabahında otelde kahvaltı yaparak ikinci durağımız olan Kazıkbeli yaylasına yöneldik. Dağ yolundan gezerek ve manzarayı izleyerek yaklaşık bir saatte Kazıkbeli’ne vardık. Kazıkbeli’nin o gün pazarıydı, aynı zamanda pazarı yaparak çimende güzel bir kavurma yedik. O akşam Kazıkbeli’nde Keskinoğlu otelde kaldık. Bu seyahatte yaylalarda benim bile bilmediğim konaklama imkânları olduğunu öğrendim. Güvende de iki tane şahane otel var. Biri Gündoğdu, diğeri Kavazoğlu otelleri. Kavazoğlu daha lüks ve diğerine göre biraz fiyatı yüksek. Kazıkbeli’nde ise her cebe hitap edecek nitelikte Güvende’ye oranla daha çok otel var. Öğrendiğim kadarıyla Kazıkbeli otellerinin yatak kapasitesi altıyüz kişiyi bir gecede barındıracak boyuttaymış. 
 
      Seyahatin üçüncü gününde yine güzel bir günün sabahında Google amcanın da yardımıyla bölgenin meşhur gölü olan “Karagöl’e” gittik. Kazıkbeli tepesinden Apsaha yayla yolunu kullanarak yaklaşık yarım saatte Karagöl’e vardık. Adını orta kısmındaki derinlikten kaynaklanan koyuluktan alan bu gölün en derin yerinin on metre olduğu tahmin edilmektedir. İki vadi arasında bir krater gölünü andıran bu göl bence o bölgede görülmeye değer bir manzaradır. 2629 rakımlı bu gölün baş tarafında gölü besleyen soğuk ve nefis tadı olan bir kaynak suyu vardır. Sabah kahvaltısını o gün göl kenarında yaptık. Bir süre göl manzarasını seyrettikten sonra öğlene doğru yılanlı obası ve Yaylalı köyü güzergâhını takip ederek Kazıkbeli’ne döndük. Aynı gün otelden malzemelerimizi alıp Kazıkbeli’nden kendi obamız olan Kekreye geçtik. Kendi yaylamızın tanıdık mekânlarını ziyaret ederek Ayol, Ağaçbaşı üzerinden dokuz dönümdeki yeni yapılan Ağaçbaşı-Harmancık baraj yolunu kullanarak başladığımız yer olan köyümüze döndük.
 
      Üç gün iki gece süren bu yolculuğu bitirdiğimizde aslında bu seyahati bu zamana kadar niye geciktirdiğimi hayıflandım. Gurbette yaşayan, benim gibi rutinin dışına çıkmayı arzu edenler için böyle bir turistik seyahati önerebilirim. Nasip olursa ilerde aynı seyahati başka arkadaşları da yanıma alarak tekrarlamayı düşünüyorum. Sırf bu düşünceyle ilerde lazım olur diye iki tane otel telefonu aldım. Otellere ait telefon bilgileri aşağıdadır. 
 
      İlgilenenler için otel telefonları: Güvende yaylası Gündoğdu Otel : 0.536.250 03 22-0.535.947 35 84 ; Kazıkbeli yaylası Veziroğlu Otel : 0.536.211 77 51 


İzlenme: 1399
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR