bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort istanbul escort escort escort istanbul şişli escort bayan beylikdüzü escort bayan sakarya escort sakarya escort diyarbakır escort sakarya escort
porno izle porno porn izle porno seks türbanlı porno

ŞU HARŞİT'İN EVLERİ ŞİMA AİLE KAYNAMA

Adnan YAZICI

Adnan YAZICI

E-Posta : adnan_yaz@hotmail.com

ŞU HARŞİT’İN EVLERİ ŞİMA İLE KAYNAMA

Günümüzde çimento ve kireç karışımı ile elde edilen harç inşaatın vazgeçilmezidir. Ancak çimento yöremizde temini açısından yakın zamanda tam olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bundan yaklaşık 50-60 sene öncesinde çimentonun işlevini görmesi açısından Harşit ve çevresinde bölgenin genelinde olduğu gibi kireç taşından elde edilen karışım ile inşaat işleri yapılmaktaydı.

Esasında kireç taşı kalsiyum karbonat tuzundan oluşan kimyasal bir tortul kayaçtır ve kalker adı da verilmektedir. Kireç taşı suda kolay eriyebilen bir kayaç türüdür ve genelde karstik dediğimiz geçirimli arazilerde bolca bulunmaktadır. Kalker arazi bakımından Doğu Karadeniz yeterli potansiyele sahip değildir. Ancak Harşit ve çevresinde kireç taşına yaygın olarak rastlanmaktadır. Süttaşı Mahallemizde 1960’lı yıllara belki de 1970’li yıllara kadar inşaat işlerinde kalker denilen kireç taşından faydalanılmıştır. Mahallemizin bugün halen adı “Kireç Kuyusu” denilen Çukurköy’ün üst kısımlarında rahmetli İmamoğlu Temel Kahraman tarafından kireç taşı yakılarak kireç elde edildiği bilinmektedir. Deregözü’nde Rahmetli eski Muhtar İsmail Yazıcı “Sarıkaş” denilen Aliağagil yanından hayvanlarla Hacıgil yanında Hamza Hocaların ev arkasına getirdiği taşları yakarak kireç elde etmiştir. Eskiden mahallemize şimdi ise Yeniköy’e bağlı olan İslam mevkii yakınlarında “Ekiz Ali” denilen yerde Dübüşoğlu İbrahim Işık da kireç yakanlar arasındaydı.

Kireç taşının nasıl yakılıp kireç elde dildiği konusuna gelince; bu işi bizzat yapan İbrahim Işık bunu şu şekilde anlattı: Ekiz Ali kireç taşı konusunda oldukça zengindir. Halen gittiğinizde görürsünüz. Burada eskiden beri kireç taşı yakıldığını duyardık. Seferberlikte Osmanlı-Rus savaşından önce bile yakıldığını bizlere söylediler. Dolayısıyla biz de bu geleneği sürdürerek kireç taşı yakarak sattık. Öncelikle en az üç metre genişliğinde 1-1,5 metre derinliğinde bir kuyu açıp kuyunun içini kireç taşı ile istif yaparak aralarında boşluk bırakacak şekilde dizerdik. Kuyuyu tamamen istiflerdik. Sonra yan taraftan bıraktığımız kapı içinden ateş yakıp bolca odun koyar ve en az üç gün yakardık. Sonra soğumasını bekler ve su almaması için de üzerini korumaya alırdık. Çünkü su gören taş erime gösterebiliyordu. Ondan sonra isteyenlere satardık. Bu satış genelde köy içinde olduğu gibi köy dışında da olmuştuk. Almak istenler hayvanlarını getirip alırlar ve bizlere parasını öderlerdi. Kozköy Kuzan gibi çevre köylere de satış yaptığımız olmuştur.

Yanan kireç taşı su ile temas ettiğinde erime göstermekte ve harca dönüşmektedir. Harca dönüştürürken kum da kullanılarak harç yapılmıştır. Bunlar ev inşaatlarında, çeşme, duvar ve köprü gibi diğer inşaat alanlarında da kullanılmıştır.  Bu kireç taşı ile yapılan inşaatlar oldukça sağlam olup kolay kolay yıkılması mümkün değildi. Çünkü inşaata işlediğinde kaynamasının 100 yıl gibi bir süre devam ettiği ve en az iki yüz yıllık bir ömrü olduğu bilinmektedir.

Bu durum türkülere de yansımıştır. “Giresun’un evleri şima ile kaynama” sözü bunu teyit etmektedir. Şima Türk dil kurumunun sözlüğünde ‘çimento ve kireç ile yapılan harç” olarak ifade edilse de esas şima yukarıda belirttiğimiz kireç taşının yakılarak elde edilen eriyik madde ve kum ile karışmadan oluşan bir maddedir.
   


İzlenme: 122
htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR