bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort istanbul escort escort escort istanbul şişli escort bayan beylikdüzü escort bayan sakarya escort sakarya escort diyarbakır escort sakarya escort
porno izle porno porn izle porno seks türbanlı porno

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Semineri

11 Nisan 2013 Perşembe 16:30
kirim-kongo-kanamali-atesi-kkka-semineri

Doğankent Toplum Sağlığı Merkezi tarafından Doğankent'teki okullarda okul personel ve öğrencilerine yönelik olarak “Kırım Kongo kanamalı Ateşi (KKKA) ” semineri veriliyor.

Doğankent Toplum Sağlığı Merkezi çalışanlarından Hemşireler İpek Dede ve Güllü Bayram tarafından verilen seminerlerden biri Doğankent İmam Hatip Lisesi'nde 10.04.2013 Çarşamba günü rehberlik saatinde gerçekleştirildi.

Söze İlk önce el yıkama tekniği ile başlayan İpek Dede el hijyeninin önemini anımsattı.

Daha sonra sunu eşliğinde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ile ilgili olarak açıklamalarda bulundu. Hastalığın çoğunlukla keneler aracılığıyla insanlara bulaştırılan mikrobik bir hastalık olduğunu belirten Dede, bu hastalığın  İlk olarak Kırım-Kongo’da ortaya çıktığını ve bu isimle anılmaya başlandığını ifade etti. Hastalığın hayvanlarda genel itibariyle hastalık yapmadığını ancak insanlarda öldürücü olabildiğine işaret etti. “Keneler halk arasında yavsı, sakırga, sakırttak, kenri olarak biliniyor. 30 çeşit hastalık yapan keneler vardır. Keneler daha çok yeşil olan her yerde yaşıyorlar. En tehlikeli kene türü Hyalommadır.” dedi.

Hastalık Nasıl Bulaşır?
İpek Dede hastalığın, Kenelerin vücuda tutulması, çıplak elle çıkarılması, tükürük ve kan gibi vücut sıvılarına temasla bulaştığını söyledi.

Kimler risk altında?
Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, Kasaplar, Çobanlar, Mezbahanede çalışan görevliler, Veterinerler, Kamp ve piknik yapanların risk altında olduğunu ifade eden Dede “Kene vücuda yapıştıktan sonra 1 ila 9 gün arasında belirtilerini gösterir.” dedi.

Belirtileri
Hastalığın belirtileri olarak yüksek ateş, baş ağrısı, yoğun halsizlik, kollar ve bacaklarda şiddetli ağrılar, ishal, kusma, yüzde kızarıklık, ilerleyen safhalarda kanamalar, morluklar, dışkıda ve idrarda kan görülmesi olduğunu vurgulayan Dede “bu hastalık gribin tipik özelliklerini yansıtmaktadır” dedi.

Nasıl korunmalıyız?
İpek Dede bu hastalıklardan korunmak için Hayvan barınaklarına, kırsal alanlarda ve ormanlıklar ile tarım arazilerine gidilirken dikkatli olunması, vücutta açık kısım kalmaması, çorabın pantolon üzerine çekilmesi, açık renkli elbise giyilmesi, dar elbiseden kaçınılması gerektiğini söyledi.

“Vücuda tutunmuş kene görülürse asla çıplak elle çıkarılmaması, naylon, poşet veya eldiven kullanılarak ezilmeden çıkarılması, çıkarılamıyorsa en kısa sürede sağlık kuruluşlarına başvurulması gerekir” dedi.
Güllü Bayram ise “vücuda tutunan kene ne kadar erken çıkarılırsa hastalığa yakalanma riski de o derece azalır. Bahar ve yaz aylarında sıcak ortamlarda oldukça fazla artış sağlayan kenelere karşı son yıllarda alınan önlemlerle başarı sağlanmıştır. Bununla ilgili olarak şu ana kadar herhangi bir aşı geliştirilememiştir” dedi.

Seminerde Öğrencilere “Tedbiri elden bırakma, keneyi hafife alma” sloganı içeren broşürler dağıtıldı.
Seminerde Öğrencilerin sorularına da cevaplar verildi. Özellikle İmam Hatip Ortaokulu 5.sınıf öğrencilerinin çok fazla soru sorması dikkatlerden kaçmadı.



Haber okunma sayısı: 2226

htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER